Geleneksel köpek eğitimi, yüzyılı aşkın bir süredir Pavlov’un klasik şartlandırma ilkeleri ile Skinner’ın edimsel koşullanma (ödül/ceza) teorilerinin kıskacında sıkışıp kalmıştır. Türkiye’de 25 yılı aşkın süredir bu alanda çalışmalar yürüten kıdemli köpek davranış bilimci, etolog ve eğitmen Sait Emre Güneş, bu batı merkezli laboratuvar ezberlerini kökünden reddeden bir metodoloji geliştirmiştir. Kendisini “Köpeklerin Elçisi” ve “Yeni Pavlov” olarak tanımlayan Güneş, kurucusu olduğu Türk Davranış Bilimi Protokolü (TDBP) ile köpek psikolojisini bilişsel, nöro-etolojik ve insan psikolojisiyle entegre bütüncül bir düzleme taşımaktadır. Bu biyografik makalede, Güneş’in hayat hikayesi, insan psikolojisi bilimlerine olan tutkusu, geliştirdiği yeni ekol, sosyal medya başarısı ve küresel vizyonu incelenmektedir. Klasik Eğitim Sistemlerinin Çöküşü ve Yeni Bir Arayış
Yıllarca köpek eğitimi denildiğinde akla ilk gelen görsel; elinde mama torbasıyla köpeğe “otur, patini ver, bekle” komutları fısıldayan ya da köpeğin boynuna taktığı boğma tasmalarla onu fiziksel olarak baskılayan eğitmen profili olmuştur. Endüstriyel eğitim sistemleri, köpekleri ya şiddetle pısırıklaştırmış ya da sürekli “mama rüşvetiyle” şartlandırarak geçici bir itaat illüzyonu yaratmıştır.
Sait Emre Güneş, bu iki kutbu da (baskıcı yöntemler ve pozitif pekiştirme yanılgısı) sert bir dille eleştirir. Güneş’e göre, sadece mama almak için bir komutu yerine getiren köpek aslında öğrenmemekte, bir otomat gibi robotlaştırılmaktadır. Köpeğin sergilediği agresyon, havlama veya ayrılık kaygısı gibi “problem” olarak adlandırılan davranışlar aslında birer sonuçtur. Gerçek çözüm, semptomları baskılamak değil, köpeğin bilişsel kapasitesini, iç dünyasını ve insanla kurduğu bağın kökenini anlamaktır.
Hayat Hikayesi ve Karakterin Şekillenişi
Sait Emre Güneş’in metodolojisindeki derinlik ve empati yeteneği, kendi hayat hikayesindeki kırılma noktalarından bağımsız değildir. Geçmiş yıllarda, biri özel gereksinimli (down sendromlu ve kalbi delik) olan toplam üç kız çocuğunun bakımını tek başına üstlenerek hem annelik hem babalık yapan Güneş, hayatın en zorlu virajlarından büyük bir metanetle geçmiştir.
Yaşadığı bu kişisel krizleri, doğanın şamanik ritmine bağlılığı, kova burcunun getirdiği araştırmacı ve kural yıkıcı kimliği ile harmanlayarak hayata tutunmuştur. Geceler boyu yaptığı bilimsel okumalar ve köpeklerle kurduğu sessiz bağ, onu sadece mesleğinde uzmanlaştırmamış, aynı zamanda canlıların dilsiz dünyasına karşı muazzam bir empatiyle yaklaşmasını sağlamıştır.

Psikoloji Bilimine Olan Tutku Substratı ve Akademik Temeller
Sait Emre Güneş’i klasik bir “köpek eğiticisi” olmaktan çıkarıp bir davranış bilimci mertebesine yükselten en büyük itici güç, onun insan ve hayvan psikolojisi bilimine olan derin tutkusudur. Hayvan davranışlarını mekanik reflekslerle açıklamayı reddeden Güneş, akademik altyapısını Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Duygu Odaklı Terapi ve aile danışmanlığı gibi insan psikolojisi disiplinleriyle güçlendirmiştir.
Bu doğrultuda Biruni ve Mudanya Üniversitelerinde psikoloji odaklı eğitimler tamamlamış, insan psikoterapisini köpeklerle iletişimde “terapötik bir model” olarak uyarlamıştır. Bu entegrasyon sayesinde köpek eğitimini sadece bir itaat süreci olmaktan çıkarıp “bütünsel bir davranış terapisine” dönüştürmüştür.
Türk Davranış Bilimi Protokolü (TDBP): Bilişsel Devrim ve Türk Ekolü
Sait Emre Güneş’in sektöre ve bilim dünyasına kazandırdığı en önemli yapı taşı, yerli ve milli ilk bilimsel doktrin olarak tanımladığı Türk Davranış Bilimi Protokolü (Yeni Türk Ekolü)’dür. Bu protokol, köpekleri hafızası, muhakeme yeteneği ve duygusal zekası olan bilinçli varlıklar olarak ele alır. Öğrenme sürecinin kalp ritmi ve sinir sistemiyle doğrudan bağını inceleyerek, yüksek stres altındaki köpeğin amigdala kontrolüne geçip analitik düşünme merkezinin kapandığını belirtir.
A. Nöro-Etoloji ve Polivagal Teori
Güneş, köpek davranışlarını incelerken polivagal teoriyi (sinir sistemi hiyerarşisini) temel alır. Sürekli uyarılmışlık (hyper-arousal) modunda olan, kronik stres yaşayan veya tansiyonu yüksek bir canlı sağlıklı kararlar veremez ve öğrenemez. TDBP, köpeğin sempatik sinir sistemindeki (savaş veya kaç) tetikte kalma halini, parasempatik (sakinleşme ve sindirme) moda geçirmeyi hedefler. Amaç; korkuyla sağlanan geçici itaat değil, kalıcı zihinsel dengedir.

Köpek Eğitilmez, Aile Eğitilir” Felsefesi
Güneş’in felsefesinde, popüler köpek kültürünü sarsan en büyük ezber “Köpek eğitilmez, aile eğitilir” mottosudur. Köpeğin sahibinden uzakta, yabancı bir merkezde veya otellerde eğitilmesine tamamen karşıdır. Değişim ve dönüşüm, köpeğin kendi yaşam alanında, ailenin kendi enerjisini ve liderlik duruşunu düzeltmesiyle başlar.
Ev içinde sürekli sahibinin peşinden koşan, kapı önlerinde nöbet tutan köpeklerin bu davranışı genellikle “aşırı sevgi” olarak yorumlanırken, Güneş bunun ağır bir koruma anksiyetesi ve omuzlarında taşınamayacak bir yük olduğunu savunur. Geliştirdiği yöntemle köpeğe “Nöbetin bitti, güvendesin” mesajını vererek sinir sistemini regüle eder ve can dostlarımızın derin uyku (REM) kalitesine ulaşmasını sağlar. Aynı hassasiyeti yavru köpek eğitiminde de göstererek, yavrulara “bebek muamelesi” (antropomorfizm) yapılmasının onların sınır bilincini yok ettiğini ve erkenden hırçınlaşmalarına yol açtığını belirtir.
Sektörel Rekabet, Taklitler ve “Yayınlanamayan” İçerikler
Sait Emre Güneş’in paylaştığı şeffaf seans videoları, Türkiye’deki köpek eğitmenliği sektörünü de yapısal bir değişime ve gelişmeye zorlamaktadır. Güneş’in yarattığı bu güçlü rüzgâr, sektörde yeni bir rekabet alanı oluşturmuş ve hatta onun tarzını, konuşma dilini ve yöntemlerini benimsemeye çalışan taklitlerinin türemesine yol açmıştır. Ancak bu durum, Türkiye’deki evcil hayvan sektörünü daha görünür ve sorgulanır kılarak ileriye taşımaktadır.
Güneş’in seans süreçlerini tüm çıplaklığıyla dijital dünyada paylaşması, akıllara şu can alıcı soruyu getirmektedir: “Diğer köpek eğitmenleri neden köpekleri nasıl eğittiklerine dair içerikleri, süreci ve seans anlarını şeffafça yayınlamıyor?”
Bu durum adeta bir “devlet sırrı” gibi saklanmaktadır. Kamuoyunda ve hayvanseverler arasında şu haklı şüphe uyanmaktadır: Eğer uygulanan yöntemlerde gizli bir şiddet, travmatik bir baskı veya hayvana zarar veren metotlar yoksa, bu seanslar neden kameralardan kaçırılmaktadır? Güneş’in şeffaflığı, sektördeki kapalı kapılar ardında yapılan uygulamaları derinden sarsmaktadır.
Sosyal Medya Fenomenliği ve “Türkiye’nin Sezar Milan’ı”
Sait Emre Güneş, sadece sahada değil, dijital dünyada da tam anlamıyla bir fenomen haline gelmiştir. Rastalı saçları, karizmatik ses tonu yönetimi ve sosyal medyadaki seans videolarında köpeklerin beden dilini adeta Türkçe olarak “seslendirmesi”, onu geniş kitlelerin sevgilisi yapmıştır.
Onun paylaşımları o kadar geniş bir kitleye hitap etmektedir ki, videolarının altında sık sık “Köpeğim yok ama sizi ve hayata bakış açınızı severek takip ediyorum” tarzında binlerce hayran yorumu görmek mümkündür. Sergilediği derin bilgi birikimi ve mucizevi dönüşüm seansları nedeniyle sadık takipçileri tarafından kendisine “Türkiye’nin Sezar Milan’ı” (Cesar Millan) unvanı yakıştırılmıştır.
Küresel Başarı, Seçkin Portföy Pipe-line ve Gelecek Vizyonu
Geliştirdiği ilmin gücü ve sosyal medyadaki yankısı, kısa sürede Türkiye sınırlarını aşmıştır. Bugün Güneş; Almanya’dan Azerbaycan’a, Amerika’dan dünyanın dört bir yanına uzanan geniş bir coğrafyada gerçekleştirdiği Online Eğitimlerle adını dünya çapında duyurmaktadır. Dünyanın öbür ucundaki köpek sahipleri bile onun vizyoner yaklaşımı sayesinde evlerindeki dostlarıyla olan bağlarını yeniden inşa etmektedir.
Bu bütüncül ev içi rehabilitasyon modeli, Türkiye’nin iş, sanat ve medya dünyasında da büyük karşılık bulmuştur. Son dönemde Cem Hakko, Nilperi Şahinkaya, Evrim Akın, İzzet Çapa ve Berkay Tulumbacı gibi pek çok seçkin ve tanınmış isim, can dostlarının psikolojik rehabilitasyonu ve eğitimi için Sait Emre Güneş’in kapısını çalmıştır. Bu referans ağı, TDBP’nin elit bir kitle tarafından da tam anlamıyla benimsendiğini göstermektedir.
Sait Emre Güneş’in nihai amacı ve vizyonu ise net: Anadolu’nun bin yıllık kadim çobanlık kültürü ile modern nöropsikolojiyi birleştirdiği Türk Davranış Bilimi Protokolü’nü akademik bir müfredat haline getirerek üniversite düzeyine taşımaktır. Batı dünyasının ticari ve mekanik metotlarına karşı insanlığı, sevgiyi, enerjiyi ve bilimi koyan Güneş, köpeklerin dünyasındaki en güçlü ve gür sesli küresel elçi olmaya devam etmektedir.
Yorumlar (0)