Av. Cemal Yılmaz Uyardı: Araç Alım Satımında “Sazan Sarmalı” Tuzağına Dikkat

“Sazan sarmalı dediğimiz her olay hukuken birebir aynı değildir. Aracın devredilip devredilmediği, paranın hangi hesaba gönderildiği, hesap sahibinin olayla bağlantısı, gerçek araç sahibinin bilgisi ve taraflara hangi beyanların verildiği hukuki değerlendirmeyi doğrudan değiştirebilir.” dedi.

A+
A-

İkinci el araç piyasasında “sazan sarmalı” olarak bilinen dolandırıcılık yönteminin giderek daha ciddi mağduriyetlere yol açtığına dikkat çeken Avukat Cemal Yılmaz, araç alım satımında özellikle üçüncü kişilere yapılan para transferlerinin büyük risk taşıdığını söyledi.

Dolandırıcıların artık yalnızca sahte ilanlarla değil, gerçek araçları, gerçek araç sahiplerini ve gerçek alıcıları aynı senaryonun içerisine dahil ederek hareket ettiğini belirten Yılmaz, “Bu yöntemde çoğu zaman hem araç sahibi hem de alıcı kendisini tamamen gerçek bir satış işleminin içerisinde zannediyor. Dolandırıcı ise iki tarafın arasına girerek güven ilişkisini manipüle ediyor” dedi.

Araç Gerçek, Satıcı Gerçek, Alıcı Gerçek; Dolandırıcı Arada

Sistemin oldukça basit ancak etkili bir yöntemle çalıştığını belirten Av. Cemal Yılmaz, dolandırıcının öncelikle satışta olan gerçek bir araç için araç sahibiyle irtibata geçtiğini ifade etti.

Dolandırıcının araç sahibine kendisini alıcı gibi tanıttığını söyleyen Yılmaz, yöntemi şöyle anlattı:

“Dolandırıcı araç sahibine, ‘Aracı ben alacağım ancak görmeye kardeşim, arkadaşım veya çalışanım gelecek’ diyor. Diğer taraftan aynı aracı başka bir kişiye kendisinin veya yakınının aracıymış gibi pazarlıyor. Böylece gerçek araç sahibi ile gerçek alıcı karşı karşıya geliyor ancak iki taraf da aralarında bir dolandırıcı bulunduğunu bilmiyor.”

Dolandırıcıların sistemin bozulmaması için tarafların özellikle fiyat ve ödeme konusunda birbirleriyle konuşmasını engellemeye çalıştığını belirten Yılmaz, “Yanında fiyat konuşmayın”, “Aracı ona farklı fiyattan söyledim”, “Araç akrabamın üzerine kayıtlı” veya “Parayı benim söylediğim hesaba gönderin” gibi ifadelerin önemli birer alarm işareti olduğunu söyledi.

“En Büyük Yanılgı: Noterdeysek Güvendeyiz Düşüncesi”

Sazan sarmalı yönteminin klasik internet dolandırıcılıklarından çok daha tehlikeli olduğunu vurgulayan Av. Cemal Yılmaz, mağdurların çoğu zaman aracı fiziksel olarak gördüğünü, ekspertize götürdüğünü ve gerçek ruhsat sahibiyle birlikte notere kadar gittiğini belirtti.

Yılmaz, bu durumun alıcıda güçlü bir güven duygusu oluşturduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Araç gerçekten var. Ruhsat gerçek. Karşınızda gerçek araç sahibi bulunuyor. Ekspertiz yapılıyor, hatta birlikte notere gidiliyor. İnsan doğal olarak ‘Burada nasıl dolandırılabilirim?’ diye düşünüyor. Fakat sistem tam olarak bu güven duygusu üzerine kuruluyor.”

Asıl tehlikenin ödeme aşamasında ortaya çıktığını ifade eden Yılmaz, araç bedelinin ruhsat sahibi dışında üçüncü bir kişinin hesabına gönderilmesinin ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini söyledi.

Para Dolandırıcıya Gidince Gerçek Ortaya Çıkıyor

Yöntemin en sık karşılaşılan senaryolarından birini örnekleyen Yılmaz, 1 milyon 500 bin TL değerindeki bir aracın dolandırıcı tarafından 1 milyon 200 bin TL gibi cazip bir bedelle başka bir alıcıya pazarlanabileceğini belirtti.

Gerçek araç sahibinin aracını normal bedelinden sattığını düşündüğünü, alıcının ise uygun fiyatlı bir araç bulduğunu zannettiğini ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Alıcı aracı görüyor, ekspertiz yaptırıyor ve notere kadar geliyor. Ardından kendisine bildirilen hesaba 1 milyon 200 bin TL gönderiyor. Fakat hesap araç sahibinin hesabı değil. Araç sahibi ‘Benim hesabıma para gelmedi, devri vermiyorum’ dediği anda tablo ortaya çıkıyor. Alıcı ‘Ben parayı gönderdim’ diyor, satıcı ise ‘Bana para gelmedi’ diyor. İki taraf da aslında aynı dolandırıcının mağduru olduğunu o anda anlıyor.”

“Ruhsat Sahibi Başka, Para Gönderilen Kişi Başkaysa İşlemi Durdurun”

Araç satın alacak kişilere önemli bir uyarıda bulunan Av. Cemal Yılmaz, özellikle ödeme yapılacak hesap sahibinin mutlaka sorgulanması gerektiğini belirtti.

“Ruhsatta bir kişinin adı yazıyor fakat sizden milyonlarca liralık araç bedelini başka bir kişinin hesabına göndermeniz isteniyorsa orada durmanız gerekir.” diyen Yılmaz, üçüncü kişiye ödeme yapılmasını açıklamak için kullanılan sözlü beyanların tek başına güvence oluşturmayacağını söyledi.

Yılmaz, şu ifadelerin özellikle dikkatle karşılanması gerektiğini vurguladı:

“Ortağımın hesabına gönderin.”

“Kardeşimin hesabına gönderin.”

“Galericim tahsil edecek.”

“Benim hesabımda bloke var.”

“Aracı ben aldım ama henüz üzerime geçirmedim.”

“Satıcının yanında fiyat konuşmayın.”

“Aramızdaki ticaretten dolayı parayı başka hesaba gönderiyoruz.”

Av. Yılmaz’a göre bu ifadelerden herhangi birinin kullanılması doğrudan dolandırıcılık yapıldığı anlamına gelmese de, yüksek bedelli bir işlemde tarafların kimliğinin ve para transferinin hukuki sebebinin ayrıca doğrulanmasını gerektiren ciddi risk göstergeleri olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

 

Satıcılar da Dolandırıcılık Zincirinin İçine Çekilebilir

Sazan sarmalında yalnızca araç alıcılarının değil, araç sahiplerinin de son derece dikkatli olması gerektiğini belirten Yılmaz, satıcının kendi hesabına satış bedeli ulaşmadan araç devri gerçekleştirmemesinin önemine dikkat çekti.

Yılmaz:

“Satıcı açısından da ‘Parayı arkadaşım gönderecek’, ‘Borçlum sizin hesabınıza yatıracak’ veya ‘Başka hesaptan ödeme gelecek’ şeklindeki açıklamalar sorgulanmalıdır. Milyonlarca liralık araç satışında tarafların kim olduğu ve paranın hangi hukuki ilişki nedeniyle gönderildiği açık olmalıdır.”

ifadelerini kullandı.

Dolandırıcılık Fark Edildiğinde Zaman Kaybedilmemeli

Dolandırıcılık olayının fark edilmesinin ardından mümkün olduğunca hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirten Av. Cemal Yılmaz, banka dekontları, ilan görüntüleri, telefon numaraları, mesajlaşmalar, ekspertiz belgeleri ve noter sürecine ilişkin tüm belgelerin muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi.

Yılmaz, olayın özelliklerine göre dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin ceza hukuku hükümlerinin gündeme gelebileceğini, ancak her dosyanın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Sazan sarmalı dediğimiz her olay hukuken birebir aynı değildir. Aracın devredilip devredilmediği, paranın hangi hesaba gönderildiği, hesap sahibinin olayla bağlantısı, gerçek araç sahibinin bilgisi ve taraflara hangi beyanların verildiği hukuki değerlendirmeyi doğrudan değiştirebilir.” dedi.

Av. Cemal Yılmaz’dan Araç Alacaklara Kritik Uyarı

İkinci el araç alım satımında vatandaşların yalnızca aracı değil, satışın taraflarını ve para akışını da kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Av. Cemal Yılmaz, şu uyarıda bulundu:

“Araç alırken yalnızca kaportaya, motora ve ekspertiz raporuna bakmayın. Paranın kime gittiğine de bakın. Ruhsat sahibi ile ödeme yapılan kişi farklıysa bunun nedenini sorgulamadan milyonlarca lira göndermeyin. Satıcı da satış bedelinin güvenli şekilde hesabına geçtiğinden emin olmadan devri gerçekleştirmesin.”

Yılmaz, sazan sarmalı yönteminin en tehlikeli yönünü ise şu sözlerle özetledi:

“Bu dolandırıcılıkta çoğu zaman karşınızdaki kişi dolandırıcı değildir; o da sizin gibi mağdurdur. Biri aracını sattığını, diğeri aracını satın aldığını düşünür. Parayı alan ise üçüncü kişidir. Bu nedenle araç ticaretinde güvenmek yetmez, mutlaka doğrulamak gerekir.”

Önceki

Sonraki

Benzer Haberler

Yorumlar (0)

YORUM YAZ

Bir yanıt yazın

Etiketler