Anne Azmi Engel Tanımadı: Kızı İçin Geliştirdiği Aparat Hayatını Değiştirdi
Esra Özkan, prematüre doğan ve serebral palsi tanısı konulan kızı Bahar Özkan için geliştirdiği özel aparatlarla umut veren bir başarı hikayesine imza attı.
Yıllardır kızının fizik tedavi sürecini büyük bir özveriyle sürdüren anne Özkan, kendi imkanlarıyla geliştirdiği aparatlar sayesinde “asla kullanamaz” denilen sağ elin aktif hale gelmesini sağladı. Bahar artık kendi yemeğini yiyebiliyor, yazı yazabiliyor ve günlük yaşamını daha bağımsız sürdürebiliyor.
“Hayatımı Kızlarımdan Önce ve Sonra Diye Ayırabilirim”
Esra Özkan, ikiz kızlarının 5,5 aylık prematüre olarak dünyaya geldiğini belirterek, yaşadıkları sürecin hayatını tamamen değiştirdiğini söyledi.
Bir bebeğin 630 gram, diğerinin ise 870 gram doğduğunu anlatan Özkan, doğum sonrası yaşanan beyin kanamalarının ardından kızlarından Bahar’a serebral palsi tanısı konulduğunu ifade etti.
Yaklaşık 10 aylıktan itibaren düzenli fizik tedavi sürecine başladıklarını söyleyen Özkan, şu ifadeleri kullandı:
“Hayatımı kızlarımdan önce ve sonra diye ikiye ayırabilirim. Çok farklı bir deneyimin içindeyim.”
Sanayi İpiyle Geliştirilen Aparat Umut Oldu
Kızının parmak yapısına uygun aparat bulmakta zorlandığını belirten Esra Özkan, çözümü kendi imkanlarıyla üretmekte bulduğunu söyledi.
İnternetten araştırmalar yaptığını ve yurt dışından çeşitli splintler getirdiğini anlatan Özkan, Bahar’ın ince parmak yapısına uygun ürün bulamayınca sanayi ipi ve plastik malzemeler kullanarak özel aparat geliştirdiğini ifade etti.
Geliştirdiği düzenekle kızının “kuğu boynu deformitesi” olarak bilinen parmak problemini azaltmayı hedeflediğini söyleyen Özkan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İşleyen demir pas tutmaz hesabı, aktifleştikçe ‘asla kullanamaz’ denilen sağ eliyle katı gıdalar tüketmeye başladı.”
“Doktorlar Şaşkınlığını Gizleyemedi”
Fizik tedavi sürecini hiçbir zaman bırakmadıklarını belirten Özkan, kızının “kuadriplejik tip serebral palsi” tanısına rağmen büyük ilerleme kaydettiğini söyledi.
Doktorlarının tedavi sürecindeki gelişime şaşırdığını anlatan Özkan, Bahar’ın 4,5 yaşında ilk adımını attığını ifade etti.
Bahar’ın Hedefi Psikiyatrist Olmak
Yaşadığı zorluklara rağmen eğitim hayatına büyük bir azimle devam eden Bahar Özkan, en büyük hedefinin psikiyatrist olmak olduğunu söyledi.
İnsanların ruhsal yaralarını iyileştirmek istediğini belirten Bahar, psikoloji ve psikiyatri alanlarına ilkokuldan beri ilgi duyduğunu anlattı.
Boş zamanlarında psikiyatrik ilaçlar ve ruh sağlığı üzerine makaleler okuduğunu söyleyen Bahar, bu alanda kendisini geliştirmeyi sürdürdüğünü ifade etti.
“Artık Kendi Yemeğimi Yiyebiliyorum”
Annesinin geliştirdiği aparatların hayatını değiştirdiğini belirten Bahar Özkan, artık yazı yazabildiğini ve günlük işlerini daha rahat yapabildiğini söyledi.
Özellikle sağ elini kullanabilmenin kendisi için büyük bir özgürlük olduğunu vurgulayan Bahar, şu ifadeleri kullandı:
“Doktorlar sağ elimi asla kullanamayacağımı söylemişti. Ama şimdi annemin geliştirdiği aparat sayesinde çatalı kullanıp yemeğimi kendim yiyebiliyorum. Bu benim için tarif edilemez bir özgürlük.”
Özel Gereksinimli Bireylere Para-Karate Eğitimi
Kendi yaşadığı mücadeleyi başka çocuklara umut olmak için de kullanan Esra Özkan, sporcu kimliğini rehabilitasyon sürecine dahil ederek özel gereksinimli bireylere yönelik “Para-karate” eğitimleri vermeye başladı.
Kurduğu spor salonunda birçok özel gereksinimli çocuğa destek olan Özkan, sporun hem fiziksel hem de psikolojik gelişimde önemli katkı sunduğunu belirtiyor.
Yorumlar (0)