Küresel Güvenlik ve Kriz Araştırmaları Enstitüsü (KÜRE ENSTİTÜSÜ) Başkanı Hüseyin Mesut Alver, günümüz uluslararası güvenlik ortamına ilişkin yaptığı değerlendirmede, tehditlerin klasik savaş ve terör tanımlarının ötesine geçerek daha karmaşık ve çok katmanlı bir yapıya dönüştüğünü söyledi.
Alver, devletlerin artık yalnızca askeri risklerle değil; siber saldırılar, ekonomik yönlendirmeler, bilgi manipülasyonu ve vekil aktörler üzerinden yürütülen hibrit operasyonlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu durumun güvenlik anlayışını köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti.
“Güvenlik artık yalnızca sınırların korunmasıyla açıklanamaz” diyen Alver, enerji altyapıları, finans sistemleri, iletişim ağları ve kamuoyu algısının eş zamanlı olarak hedef alınabildiğini vurguladı. Bu gelişmelerin devletlerin hem iç hem de dış güvenlik stratejilerini yeniden şekillendirmesini zorunlu kıldığını kaydetti.

Son dönemde artan siber saldırı ve dijital etki operasyonlarına dikkat çeken Alver, özellikle kritik altyapılara yönelik girişimlerin sadece teknik bir sorun değil, doğrudan ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini ifade etti. Dezenformasyon kampanyalarının ise toplumsal kutuplaşmayı artırarak kriz anlarında devletlerin karar alma süreçlerini zorlaştırdığını söyledi.
Türkiye’nin bu yeni güvenlik denkleminde hem hedef alınan hem de stratejik kapasite geliştiren bir ülke konumunda bulunduğunu belirten Alver, şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle hibrit tehditlere açık bir ülke olmakla birlikte, geliştirdiği güvenlik refleksleri sayesinde bölgesel ölçekte önemli bir denge unsuru haline gelmiştir.”
KÜRE ENSTİTÜSÜ, önümüzdeki dönemde hibrit tehditler, siber güvenlik, bilgi savaşları ve kriz yönetimi alanlarında kapsamlı analiz ve rapor çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.
Yorumlar (0)