Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Cuma günü Mekke’de imzalanan Mekke Savunma Anlaşması, uluslararası basının gündeminde geniş yer buldu.
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Voice of Emirates, üç ülke arasında imzalanan anlaşmanın perde arkasını ve tarafların anlaşmaya sağlayabileceği katkıları analiz etti.
Türkiye ve Pakistan Askeri Güçleriyle Öne Çıkıyor
Analizde Pakistan’ın nükleer kapasitesi, geniş askeri yapılanması ve uzun yıllara dayanan askeri tecrübesiyle öne çıktığı belirtildi.
Türkiye’nin ise NATO üyeliği, güçlü ordusu, gelişmiş savunma sanayisi ve sınır ötesi operasyon kabiliyetiyle anlaşmanın önemli aktörlerinden biri olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Suudi Arabistan’ın anlaşmaya daha çok ekonomik ve finansal gücüyle katkı sunduğu ifade edilirken, bu nedenle anlaşmanın üç ülkenin eşit askeri kapasitesine dayanan klasik bir savunma ittifakı olarak değerlendirilmemesi gerektiği kaydedildi.
Pakistan’dan Suudi Arabistan’a Askeri Destek
Analizde, anlaşmanın ilk somut askeri uygulamasının Pakistan tarafından gerçekleştirildiği öne sürüldü.
İran’ın Mart 2026’da Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ardından Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in karşılıklı savunma anlaşması kapsamında görüşme gerçekleştirdiği aktarıldı.
Voice of Emirates, bu gelişmenin anlaşmanın sahadaki ilk askeri uygulaması olması açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların güvenlik ihtiyaçlarının pratikte nasıl şekillenebileceğine ilişkin örnek oluşturduğunu değerlendirdi.
Türkiye İçin Savunma Sanayisi Fırsatı
Analizde, NATO üyesi Türkiye’nin güçlü askeri kapasitesinin yanı sıra gelişmiş savunma sanayisine sahip olduğu vurgulandı.
Suudi Arabistan’ın ise Türkiye açısından önemli bir savunma sanayisi pazarı, yatırım ve sermaye kaynağı, enerji ortağı ve Körfez’de ekonomik ve siyasi ortak olduğu belirtildi.
Atlantic Council uzmanı Rich Outzen’ın değerlendirmelerine de yer verilen analizde, Suudi Arabistan’ın anlaşmaya dahil olmasının Türkiye’nin savunma sanayisi açısından yeni ticari fırsatlar oluşturabileceği ifade edildi.
Savunma alanındaki işbirliğinin ticaret, enerji ve iş dünyasındaki ilişkileri de güçlendirebileceği değerlendirildi.
“Türkiye ve Pakistan Masaya Daha Büyük Askeri Ağırlık Koyuyor”
Voice of Emirates analizinde, üç ülkenin anlaşmadaki konumları şu ifadelerle değerlendirildi:
“Türkiye ve Pakistan masaya daha büyük askeri ağırlık koyuyor. Suudi Arabistan ise bu ağırlığı kendi güvenliğine bağlayabilecek unsurları sağlıyor: Para, yatırım, enerji, sözleşmeler, pazarlar ve ekonomik nüfuz.”
Bu değerlendirmeye göre anlaşmanın askeri boyutunun yanı sıra ekonomik, enerji ve savunma sanayisi alanlarında da yeni işbirliği imkanları oluşturabileceği öngörülüyor.
İslamabad’da Üç Ülkenin Bayrakları Asıldı
Öte yandan Pakistan’ın başkenti İslamabad’da da anlaşmanın ardından dikkat çeken görüntüler ortaya çıktı.
Kentin çeşitli noktalarına Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bayrakları asıldı.
Bazı noktalarda ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in portrelerinin yer aldığı afişler kullanıldı.
İslamabad’daki bu görüntüler, üç ülke arasındaki yeni savunma işbirliğinin Pakistan kamuoyundaki yansımalarından biri olarak değerlendirildi.
Yorumlar (0)