Türkiye, yenilenebilir enerji alanında tarihi bir dönemece giriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından başlatılan yeni süreçle birlikte, ülkenin ilk büyük ölçekli deniz üstü (offshore) rüzgâr enerjisi yatırımları için resmi adımlar atılmaya başlandı. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında belirlenen alanlarda kurulacak santraller, Türkiye’nin enerji üretiminde yeni bir sayfa açacak.
Bakanlık tarafından açıklanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) şartname taslağına göre, toplam 1 gigavatlık bağlantı kapasitesi için yatırımcılara 49 yıllık kullanım hakkı verilecek. Projeleri üstlenecek şirketlerin ise lisans sürecinin tamamlanmasının ardından en geç üç yıl içerisinde santralleri devreye alması gerekecek.
Deniz üstü rüzgâr enerjisi projeleri, yüksek yatırım maliyetlerine rağmen sağladığı verimlilik nedeniyle dünyanın birçok ülkesinde hızla yaygınlaşıyor. Karasal rüzgâr santrallerine göre yaklaşık 2,5 ila 3 kat daha maliyetli olan offshore yatırımlar, yüzde 30 ile 50 arasında daha fazla elektrik üretme kapasitesi sunuyor. Bu nedenle enerji sektöründe geleceğin yatırımları arasında gösteriliyor.
Türkiye’nin deniz üstü rüzgâr yolculuğunda belirlenen dört stratejik bölge için uzun yıllardır kapsamlı çalışmalar yürütüldü. Hatay’dan Karadeniz’e ve Trakya kıyılarına kadar toplam 19 farklı alan detaylı şekilde incelendi. Çevresel etkiler, uluslararası deniz ulaşım güzergâhları, askeri güvenlik bölgeleri, radar sistemleri ve balık göç yolları gibi kritik unsurlar değerlendirilerek en uygun bölgeler seçildi.
Şartname kapsamında gerçekleştirilecek yarışmalarda elektrik satış fiyatı için kilovatsaat başına 7 ile 11 sent arasında bir fiyat aralığı belirlendi. Ayrıca yatırımlarda en az yüzde 25 oranında yerli katkı şartı aranacak. Bu durumun yerli sanayiye ve teknoloji üretimine de önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Uzmanlar, deniz üstü rüzgâr yatırımlarının yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda limancılık, gemi sanayi, mühendislik hizmetleri, bakım-onarım faaliyetleri ve ekipman üretimi gibi birçok sektörü harekete geçireceğini belirtiyor. Böylece binlerce kişiye yeni istihdam kapısı açılması hedefleniyor.
Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği 5 gigavatlık offshore rüzgâr enerjisi hedefinin toplam yatırım büyüklüğünün yaklaşık 15 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. İlk etapta hayata geçirilecek 1 gigavatlık kapasite ise sektör temsilcileri tarafından Türkiye’nin denizlerdeki enerji geleceğinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Planlanan takvimin sorunsuz ilerlemesi halinde Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr santrallerinin 2030 yılı civarında elektrik üretmeye başlaması bekleniyor. Böylece Türkiye, enerji arz güvenliğini güçlendirirken temiz enerji yatırımlarında da bölgesel bir merkez olma yolunda önemli bir avantaj elde etmiş olacak.
Yorumlar (0)