Temmuzda Borsada Yeni Zirve Arayışı: Gözler Enflasyon Verisinde

Bulls Yatırım Yurtiçi Satış Direktörü Evren Çakarer, Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin etkisinin azalmasıyla yatırımcılar yeniden makroekonomik verilere odaklandı. Enflasyon ve merkez bankalarının para politikaları önümüzdeki dönemde piyasalara yön vermeye devam edecek. Temmuz ayında Borsa İstanbul’un 14.900-15.000 puan bandının yeniden test edilmesini bekliyoruz dedi.

A+
A-

Piyasalarda temmuz ayına yönelik beklentiler şekillenirken, yatırım uzmanı Çakarer, Borsa İstanbul’da kritik seviyelere dikkat çekti. Son dönemde 14.100 ile 14.600 puan aralığında dalgalı bir seyir izleyen endeksin, ekonomik verilerin destekleyici gelmesi halinde yeni bir yükseliş ivmesi yakalayabileceğini belirten Çakarer, özellikle enflasyon rakamlarının piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını ifade etti.

Çakarer’e göre Borsa İstanbul uzun süredir belirli bir fiyat bandı içerisinde hareket ediyor. Daha önce birçok kez test edilen 14.600 puan seviyesinin aşılmasında kalıcılık sağlanamadığını hatırlatan uzman isim, jeopolitik risklerin azalması ve ekonomik göstergelerin beklentiler doğrultusunda gelmesi durumunda temmuz ayında 14.900 ile 15.000 puan aralığının yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

Piyasaların en önemli gündem maddelerinden birinin açıklanacak enflasyon verileri olduğunu vurgulayan Çakarer, özellikle haziran ayı enflasyonunun beklentilere paralel veya beklentilerin altında gerçekleşmesinin yatırımcı güvenini artırabileceğini belirtti. Haziran enflasyonunun yüzde 1 seviyelerinde gelmesinin piyasalarda olumlu algıyı güçlendireceğini kaydeden Çakarer, bu durumun Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin beklentileri de etkileyebileceğini ifade etti.

Yılın son çeyreğine doğru faiz indirimlerinin yeniden gündeme gelebileceğini dile getiren Çakarer, bu beklentinin özellikle bankacılık sektöründe güçlü fiyatlamalara neden olabileceğini söyledi. Bankacılık hisselerinin faiz indirimi beklentilerine en hızlı tepki veren sektörlerden biri olduğuna dikkat çeken Çakarer, uzun süredir baskı altında kalan sanayi şirketlerinde de toparlanma sinyalleri görülebileceğini belirtti.

Enerji piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Çakarer, petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin bazı sektörler için önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Özellikle yakıt maliyetlerinin yüksek paya sahip olduğu ulaştırma ve havacılık şirketlerinin bu süreçten olumlu etkilenebileceğini söyleyen Çakarer, maliyet baskısının azalmasının şirket kârlılıklarına da yansıyabileceğini kaydetti. Buna karşılık petrokimya sektöründe daha dengeli ve yatay bir görünümün öne çıkabileceğini ifade etti.

Döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çakarer, Merkez Bankası rezervlerinin kur istikrarı açısından önemli bir güven unsuru oluşturduğunu söyledi. Yurt içi yatırımcıların dövize yöneliminde güçlü bir artış yaşanmamasının kur tarafındaki oynaklığı sınırladığını belirten Çakarer, mevcut görünümün rezerv yönetimi açısından da olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.

Altın piyasasındaki son hareketleri de yorumlayan Çakarer, küresel piyasalarda değişen beklentilerin fiyatlamalar üzerinde etkili olduğunu belirtti. Geçtiğimiz dönemde altını destekleyen temel unsurun faiz indirim beklentileri olduğunu hatırlatan Çakarer, bugün ise yatırımcıların faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği senaryosunu fiyatladığını söyledi. Bu nedenle altın fiyatlarında geri çekilmeler yaşandığını belirten uzman isim, yıl sonuna doğru merkez bankalarının faizleri sabit tutacağına yönelik beklentilerin güçlenmesi halinde altının yeniden yükseliş eğilimine girebileceğini sözlerine ekledi.

Önceki

Sonraki

Benzer Haberler

Yorumlar (0)

YORUM YAZ

Bir yanıt yazın

Etiketler